Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 97.988
DOLAR 6,2933
EURO 7,3945
ALTIN 242,83

Spil Dağı’nda kanseri yendi195 defa okundu

kategorisinde, 02 Kas 2017 - 04:18 tarihinde yayınlandı
Spil Dağı’nda kanseri yendi

Spil Dağı’nda kanseri yenen Nursel Şimşek, tam 20 yıldır bahçesinde meyve ve sebzelerini yetiştirdiği dağ evinde yaşamını sürdürüyor.

“Kayıp Şehir Atlantis”in, bünyesinde gömülü olduğuna inanılan Spil Dağı, kanseri yendi. Yıllar önce karaciğeri kansere yenik düşen ve doktorların yalnızca bir ay yaşayabileceğine inandığı öğretmen Nursel Karaosmanoğlu Şimşek, tam 20 yıldır Manisa’daki bu dağda yaşıyor. Mucizevi bir şekilde vücudunda tek bir kanser hücresi dahi kalmayan Şimşek, Spil’in zirvesindeki 35 haneli “Ayvacık” köyünde kent insanının olamadığı kadar sağlıklı bir şekilde hayatını sürdürüyor. Kışın 10, yazınsa en fazla 50 kişinin yaşadığı köyde Şimşek, dağdan topladığı otları yiyerek ve 50’sinden sonra öğrendiği udunu çalarak kıskanılacak bir yaşam sürüyor. Spil’in tepesinde “Dağlar Kraliçesi” gibi yaşayan Şimşek, internet aracılığıyla yurt içi ve yurt dışındaki kanser hastalarını bulup Spil’de ağırlıyor. Kansere yakalanmadan önce İzmir’de Ege ve Dokuz Eylül Üniversitelerinde bale ve modern dans eğitimi veren Şimşek’in kanseri yenmesiyle sonuçlanan mücadelesinde, sporcuların yarış öncesinde ‘dağlarda koşturularak taze kan yapabilmeleri’ uygulaması ilham kaynağı olmuş. Deniz seviyesinden yukarı çıktıkça kan hücresi sayısı artıyor. Bu da sporcular tarafından doğal doping olarak kullanılıyor. Kanserli hastada ise bu uygulama kan sayımını arttırarak bağışıklığı güçlendiriyor. Ayrıca kemoterapinin yıkıcı etkilerine de engel oluyor. Nursel Şimşek’in yaşam mücadelesinin hikayesi şöyle:

Ölüme bir ay kala…

Şimşek, 20 yıl önce başarılı bir bale ve modern dans öğretmenidir. Karaciğer bölgesindeki şişlik üzerine bir gün doktora gider ve kendisine, Öğretmenler Günü’nde metastatik karaciğer kanseri teşhisi konur ve tüm çabalara rağmen hastalığın nedeni bulunamaz. Kendisine ancak bir ay yaşayabileceği, kemoterapi tedavisi görürse de ömrünün ancak 5-6 ay uzayabileceği söylenir. “Hiç değilse bir aylık hayat garantim var” diye düşünerek, bunu da tabiatla başbaşa geçireceği bir imkan arayan Şimşek, hemen eşi Yunus Şimşek’e bir süre önce görüp hayran kaldığı “Ayvacık Köyü”nden bir yer satın almasını ister. Şimşek bu arada kemoterapilere başlar ve tedavinin bir yan etkisi olarak kan değerlerinin hızla düştüğü görülür. Bu dönemde onu ayakta tutan tek şey, günde 2.5 litre içtiği ısırgan otu suyu olur.

Hastaneye döndüğünde Şimşek’in kan değeri mucizevi bir şekilde 2000’den 8000’e çıkar. Ege Üniversitesi Hastanesi doktorları buna inanamazlar ve Şimşek’e üç kez kan testi yaparlar. Şimşek, her kemoterapiden sonra Spil Dağı’na çıkar ve 15 gün boyunca kalır. 2,5 yıl sonunda 21 kemoterapiden sonra tamamen iyileşmesine rağmen dağını terketmez ve kendisine orada bir hayat kurar.